Saç ekimine genel bakış

Saç ekimine genel bakış

Saç ekimi kıl kökü nakli olarak adlandırılabilir. Saç ekimi, saçların yoğunlaştığı bölgelerden ( Ense ve yan bölüm ) Alınan saç köklerinin saha seyrek bulunan boş bölgelere ekilmesi işlemidir. Saç ekimi operasyonu hususiyetle tabii ve sıhhatli saç sonuçları vermiş olduğu için oldukça tercih edilen kalıcı bir tekniktir. Saç dökülmesiyle şahıslarda oluşabilecek türlü psikolojik ve sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi durumlar saç ekimi sayesiyle ortadan kaldırılmaktadır.

Saç ekim yöntemleri 2ye ayrılır.
Fut tekniği
Fue tekniği

Her 2 teknik de canlı saç kökü naklini sağlamaktadır ve genel anestezi gerektirmez. Aralarındaki fark saçın alınma şeklidir.

1. teknik bulunan fut ( Follikuler unite transplantasyonu ) Tekniginde basin arka kisminda 2 kulak arasında saç alınan ortamda çizgi biçiminde bir iz kalırken, öteki teknik bulunan fue ( Foliküler birim ekstraksiyonu ) Yönteminde arka kısımda saç alınan ortamda rastgele bir iz kalmamaktadır.

Saç ekimi akabinde ekilen saçlar kesinlikle yeni baştan dökülmez. Saç ekimi evveli ve ardından unutulmaması lazım olan en ehemmiyetli husus her hastanın özel olduğu ve bütün değerlendirmelerin hastaya özel yapılması gerektiğidir. Saç ekimi hastane ortamında, lokal anestezi etkisinde yapılan bir operasyon olduğundan olağan yaşamınıza bir kaç gün içinde rahatlıkla dönebilirsiniz.

Saç ekimini kimler yaptırabilir?

Saç dökülmesi bütün dünyada devamlo olarak görülen hastalıkların başında gelmektedir. Büyük oranda erkeklerin %80′inin yaşamının bir devresinde kesinlikle saç ile alakalı problemleri olabilmektedir. Peki, saç ekimi bu kadar devamlo gözüken bir problemse herkese saç ekimi yapılabilir mi? Kimler münasip adaydır?

Hastanın yaşı 22 nin üstünde olmalı, hepatit c, hemofili, talasemili hastaları ve hiv taşıyıcıları risk grubuna girdikleri için saç ekimi yapılamaz. Aslında genç yaşlarda başlayan saç dökülmelerinde hastalar telaşa kapılıp kulaktan dolma yanlış tedavi arayışlarına girmektedirler. Aslına bakılırsa bu koşul her yaşta hastayı paniğe sevk edebilir. Ayna karşısında her gün saatlerce saçlarımızı inceleyip bugün ne kadar saçım döküldü diye saymayanımız yoktur kesinlikle. Bu sorunu yaşamakta olan tüm hastalarımıza önerimiz saç ekimi ve tedavileri hususunda uzman bulunan doktorlara başvurmalarıdır. Bu sorununuzdan görev çıkartıp sizi yanlış yönlendirecek ve olmayan tedavi şekillerini pazarlayacak fazla sayıda şahıs ve kurum olduğunu unutmamanız lazımdır.

Saç ekimine en cazip aday verici bölgesinde kuvvetli ve sık saç kökleri bulunan, ekim icra edilecek sahasının donör sahasına oranı 3/4 bulunan hasta grubudur. Tercihen saç dökülme süreci durmuş bulunan şahıslar saç ekiminden daha çok yarar görmektedirler. Eğer donör bölgedeki kökler yeterli miktarda gelişmemiş ve zayıfsa o zaman prp, mezoterapi gibi saç tedavileri kullanılarak kökleri kuvvetlendirmek gerekebilir.

Daha evvela saç ekimi yaptıran hastalara da burda ayrı bir başlık açmakta yarar var. Düzeltme vakaları sürekli olarak çok güçtür ve muhakkak deneyimli hekimlerin kontrolünde olmalıdır. Bu halde donör bölgesinin ne kadar sıhhatli olduğu ve ekim icra edilecek alanında açıklığını dikkate almak gerekecektir.

Daha genç yaşta bulunan ve saçlarının ön bölgede açıklığı bulunan hastalarımıza ise ilerleyen süreçte saç kaybını hesap ederek ekim yapmakta yarar bulunur. Bu halde olan hastalarımızın ön görxuşux devamlo görünen saçlar olmaktadır. Bu gruptaki hastaların hekim analizi ve önerilerine kulak vererek münasip greft sayısına göre ekim yaptırmaları sonuçları daha tatminkar kılacaktır.

Leave a Reply